14 Ayar Bir Kolye Kaç Gramdır? Psikolojik Bir Analiz Altın ve İnsan Psikolojisi: Değerin Derin Katmanları Bir psikolog olarak, insanların nesnelere yükledikleri anlamları çözümlemek her zaman büyük bir ilgi alanım olmuştur. Altın gibi değerli metaller, tarihsel olarak yalnızca ekonomik bir araç olmanın ötesinde, insan psikolojisinin derinliklerinde önemli bir yere sahiptir. 14 ayar bir kolyenin kaç gram olduğunu merak eden bir kişi, aslında bu kadar basit bir sorunun ötesine geçmekte ve altının simgesel değerini sorgulamaktadır. Bu yazıda, 14 ayar altının sadece fiziksel ağırlığının değil, aynı zamanda insanların içsel dünyalarında taşıdığı anlamların da ne kadar ağır olduğunu psikolojik bir mercekten inceleyeceğiz. Bilişsel…
6 YorumEtiket: de
“Katastrofik riskler, insanlığın ‘bir daha toparlanamayabiliriz’ dediği o ince çizginin adıdır.” Bilimle ilgileniyorsanız bilirsiniz: riskler hayatın doğasında vardır. Ancak bazı riskler var ki, sıradan değildir; ekonomiyi değil uygarlığı, tek bir hayatı değil türümüzün geleceğini tehdit eder. Bunlara “katastrofik riskler” denir. Peki bu kavram tam olarak neyi ifade eder? Sadece akademisyenlerin ya da politika yapıcıların konusu mu, yoksa hepimizin hayatını doğrudan ilgilendiren bir gerçeklik mi? Gelin bilimsel bir merakla ama herkesin anlayabileceği bir dille bu önemli meseleyi masaya yatıralım. Katastrofik Riskler Ne Demek? Kısaca söylemek gerekirse, katastrofik risk, meydana geldiğinde toplumların, ekosistemlerin veya insanlığın tamamının varlığını tehlikeye sokabilecek kadar büyük ve…
8 YorumKasa Neden Çok Isınır? Bilgisayar Değil, Sauna Gibi Çalışıyor! Bilgisayar kasanız bazen öyle bir ısınır ki, elinizi değdiğinizde kebap pişirecek gibi olur… Peki bu neden olur? Ve daha da önemlisi, neden erkekler bu sorunu “çözmeye” çalışırken, kadınlar önce “kasanın nasıl hissettiğini” anlamaya çalışır? 😄 Hazırsanız, hem eğlenip hem de öğrenmeye başlıyoruz! — Kasa mı Bilgisayar mı? Yoksa Termosifon mu? İtiraf edelim: Bir bilgisayar kasasının sıcacık olması, çoğumuzun başına en az bir kere gelmiştir. Özellikle yaz aylarında odanın içi zaten sauna gibiyken, kasanın da ısınmasıyla birlikte ev ortamı tam bir “teknolojik hamam”a döner. Ama merak etmeyin, kasanız size küsmedi, trip atmıyor.…
6 YorumKarabacak Nereye Bağlı? Yanlış Soruyla Başlayan Doğru Tartışma Bir şeyi en hızlı şekilde yanlış öğrenmenin yolu, yanlış bir soruyla başlamaktır. “Karabacak nereye bağlı?” sorusu tam da böyle bir mayın: Basit görünüyor ama cevap tek değil, hatta yer yer çelişkili. Bu yazıda iddiam şu: Coğrafî adlar konusunda refleks hâline gelmiş “nereye bağlı” sorusu, bizi çoğu kez otomatik pilotla yanlış sayfaya sürüklüyor. Gelin, bu refleksi birlikte sorgulayalım. — “Karabacak nereye bağlı?” neden sorunlu bir soru? Aynı isim, Türkiye’nin farklı yerlerinde birden çok yerleşim için kullanılabiliyor. Bu, “tek cevaplı” soruları otomatikman boşa düşürüyor. Karabacak örneğinde durum daha da girift: Aynı isim hem köy,…
12 YorumBir Kişiden Hoşlanmak Ne Demek? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimenin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Edebiyat, duyguları, düşünceleri ve insan hallerini kelimelerle anlatma sanatıdır. Her kelime, bir dünyayı barındırır; her cümle, bir düşüncenin hayata geçişidir. Yazarlar, yalnızca bir olay ya da durumu değil, aynı zamanda insanın içsel evrenini ve etrafındaki dünyayı da kelimelerle şekillendirir. Peki, bir kişiden hoşlanmak ne demek? Bu basit görünen, ancak derin bir anlam taşıyan soru, hem kelimelerin gücünü hem de insanın en temel duygularından birini keşfetmeyi gerektirir. Edebiyatın büyülü dünyasında, hoşlanma, yalnızca bir duygu değil, bir anlam ve dönüşüm sürecidir. Gelin, kelimelerle birlikte bu süreci inceleyelim.…
8 YorumKaç Çeşit Gümüş Vardır? Kültürlerin Parlayan Yüzü Üzerine Antropolojik Bir Yolculuk Bir antropolog olarak dünyayı gezerken beni en çok büyüleyen şeylerden biri, insanların aynı maddeye farklı anlamlar yüklemeleridir. “Kaç çeşit gümüş vardır?” sorusu bu nedenle yalnızca bir madenin kimyasal çeşitliliğine değil, insan kültürünün hayal gücüne de dokunan bir sorudur. Çünkü her toplum, gümüşü yalnızca bir metal olarak değil, bir sembol, bir ritüel aracı ve bir kimlik göstergesi olarak yaşatır. Antropoloji, maddenin ardındaki anlamı çözmeye çalışan bir bilimdir. Gümüş, bu anlamda insanlık tarihinin en sessiz ama en etkili tanıklarından biridir. Parıltısı, hem zenginliği hem saflığı; hem dünyevi hazzı hem de ruhsal…
8 YorumBoş Bir Deftere Ne Yazılır? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücüne Pedagojik Bir Yolculuk Bir eğitimci olarak her zaman inanmışımdır: her boş sayfa, bir potansiyelin sessiz davetidir. Tıpkı bir öğrencinin zihni gibi… Boş bir defter, yazılmayı bekleyen fikirlerin, duyguların ve keşiflerin alanıdır. “Boş bir deftere ne yazılır?” sorusu, yalnızca yazma eylemini değil; öğrenmenin, anlam inşasının ve bireysel dönüşümün özünü sorgulatan derin bir pedagojik sorudur. Bu yazıda, bir defterin nasıl bir öğrenme aracına dönüşebileceğini; bilişsel, duygusal ve toplumsal düzeylerde inceleyeceğiz. Çünkü bazen bir kalem darbesi, bir ömürlük farkındalık yaratabilir. — Öğrenmenin Başlangıcı: Boşlukla Yüzleşmek Her öğrenme süreci, bir boşluk ile başlar. Bir öğrencinin zihnindeki…
12 YorumEstağfurullah Haşa Ne Demek? Geleceğe Yönelik Bir Düşünce Deneyi Hepimiz dilin, yalnızca kelimelerden ibaret olmadığını, derin anlamlar ve kültürel bağlamlarla şekillendiğini biliriz. Bugün, “estağfurullah” ve “haşa” gibi kelimelerin anlamlarını ve bunların gelecekteki toplumsal etkilerini düşünmek üzerine bir yolculuğa çıkacağız. Günümüzün hızla değişen dünyasında, kelimelerin taşıdığı kültürel değerler ve gelenekler de evrim geçirecek mi? Hadi hep birlikte bu soruyu keşfederek, hem geçmişi hem de geleceği analiz edelim. Estağfurullah Haşa Ne Anlama Gelir? Öncelikle bu iki kelimenin kökenlerine bir göz atalım. “Estağfurullah,” İslam kültüründe Allah’tan bağışlanma dilemek anlamına gelir. Birinin kendisine övgüde bulunması karşısında, bu kelime tevazu gösterisi olarak kullanılır. Yani, kişi…
8 YorumHayatın bazen, sanki anlatılacak bir hikâye gibi şekillendiğini düşünmüşsünüzdür. Kimisi bir düşmanın peşinden koşarken, kimisi sadece huzuru arar. Ancak bazı hikâyeler var ki, savaşın, stratejinin ve insanlığın kalp atışlarını bir araya getirir. İşte, bu yazıda size anlatmak istediğim de tam böyle bir hikâye. Gerçekten, insanın yüreğini derinden etkileyen, göğsünü kabartan bir kahramanlık hikâyesi. Bu hikâyede, bizler, çözüm arayışının ve stratejik zekânın ne kadar önemli olduğunu anlayacağız. Ama en önemlisi, insan olmanın, ruhunu yitirmemek adına savaşmanın gerekliliğini de fark edeceğiz. Hassa Ordusu: Kahramanlık, Strateji ve İnsanlık Bir Görev, Bir Aşk ve Bir Efsane Bir sabah, önde, başı dik, kolları güçlü bir…
14 Yorum