Kuranın Sırasını Kim Belirledi? Toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kavramlar, dinin nasıl anlaşılacağını, öğretilerinin nasıl şekillendirileceğini ve toplumda nasıl bir yer edineceğini doğrudan etkiler. Kuran, İslam dininin temel kaynağı olarak çok geniş ve derin bir anlam dünyasına sahiptir. Ancak, Kuran’ın sırasının kim tarafından belirlendiği, nasıl bir etki yarattığı ve farklı toplumsal grupları nasıl etkilediği konusunu anlamak, aslında daha büyük bir sorunun parçasıdır: Kuran’ı okuyanlar, anlamını çıkaranlar ve öğretilerini sosyal hayata uygulayanlar kimdir? Bu sorunun cevabına toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden bakmak, günlük hayatımızdaki pratikteki yansımalarıyla daha net bir şekilde anlaşılabilir. Kuran’ın Sırası ve Sosyal Yapılar Kuran,…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Tekerlek Neden İcat Edildi? Bir Siyaset Bilimi Perspektifinden Analiz Giriş: Yenilik ve Güç İlişkilerinin Doğası Tekerlek, tarihin en eski ve en temel icatlarından biridir. Ancak, bu basit gibi görünen icadın ardında yalnızca teknolojik bir yenilik değil, aynı zamanda toplumsal düzenin, güç ilişkilerinin ve iktidarın dinamiklerinin bir yansıması yatmaktadır. Tekerleğin icadı, insanlığın günlük yaşamını köklü bir şekilde değiştirmiştir, fakat bir yenilik olarak tekerleği düşündüğümüzde, sadece ulaşımı kolaylaştıran bir nesne olarak görmek yanıltıcı olurdu. Tekerlek, aynı zamanda insanların organizasyon biçimlerini, devletin meşruiyetini, toplumsal sınıfları ve ideolojik yapıları dönüştüren bir araç haline gelmiştir. Güç, toplumları bir arada tutan, yönetim biçimlerini şekillendiren ve kaynakları…
Yorum BırakKadınlarda Kısırlık Yapan Şeyler Nelerdir? Kadınlarda kısırlık, günümüzde pek çok çiftin karşılaştığı önemli bir sağlık sorunudur. Kısırlık, bir yıl boyunca düzenli korunmasız ilişkiye rağmen gebelik oluşmaması durumudur. Peki, kadınlarda kısırlığa neden olan faktörler nelerdir? Gelin, bu sorunun cevabını basit ve anlaşılır bir şekilde inceleyelim. 1. Yumurtlama Sorunları Kadınlarda kısırlığın en yaygın sebeplerinden biri yumurtlama bozukluklarıdır. Yumurtlama, her ay bir yumurtanın olgunlaşarak fallop tüplerine salınması sürecidir. Eğer bu süreç düzgün bir şekilde işlemezse, gebelik gerçekleşmez. Polikistik Over Sendromu (PCOS): Bu durum, yumurtalıkların normalden fazla sayıda yumurta folikülü üretmesiyle ortaya çıkar. Bu foliküller genellikle olgunlaşmaz ve yumurtlama gerçekleşmez. PCOS, kadınlarda kısırlığın önemli…
Yorum Bırakİnsan Davranışlarını Anlamak: Bilişsel ve Duygusal Süreçlerin Derinliklerine İnmek İnsan davranışlarını anlamak, bazen en karmaşık soruları gündeme getirebilir. Kendimize ve çevremize dair birçok şey biliyoruz, ancak bazen doğru soruları sormak, derinlemesine bir anlayışa ulaşmamıza olanak tanır. İnsanların nasıl ve neden hareket ettiğini incelemek, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji gibi farklı disiplinleri bir araya getirmeyi gerektirir. Bu yazıda, Mustafa Kemal’in asker olarak ilk görev yaptığı yerin psikolojik boyutlarını keşfedeceğiz. Sadece bir askerin değil, aynı zamanda bir liderin, bir insanın nasıl şekillendiğini anlamaya çalışacağız. Mustafa Kemal’in askerlik kariyerine başladığı yer, Selanik’tir. Bu nokta, hem tarihsel hem de psikolojik açıdan oldukça önemlidir. Bir…
Yorum BırakDönme Erkek Ne Demek? – Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyaset Bilimi Analizi İktidar, toplumda en derin izleri bırakan ve bir şekilde herkesin hayatına dokunan bir kavramdır. Hem kurumsal hem de bireysel düzeyde insanlar, iktidarın ve güç ilişkilerinin etkisi altında kararlar alır, katılım gösterir ve toplumsal yapılar içinde yerlerini alırlar. Peki, “dönme erkek” kavramı, bu karmaşık güç dinamiklerini nasıl şekillendirir? Bu kavram, toplumsal yapının ve iktidar ilişkilerinin nasıl işlediği konusunda bize ne gibi dersler sunar? Bu yazı, kavramın anlamını çözümleyerek, ideolojiler, meşruiyet ve yurttaşlık üzerinden toplumun işleyişine dair derinlemesine bir analiz sunmayı amaçlamaktadır. Dönme Erkek: Bir Toplumsal Kavramın…
Yorum BırakGiriş: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Öğrenmek, yalnızca bilgi edinmek değil, aynı zamanda dünyayı ve kendimizi yeniden keşfetmektir. Her yeni bilgi, yeni bir pencere açar; her keşif, bir adım daha atmamıza vesile olur. Bu yazıda, öğrenmenin dönüştürücü gücünü keşfedecek, çeşitli öğrenme teorilerinden öğretim yöntemlerine kadar eğitimle ilgili derinlemesine bir yolculuğa çıkacağız. Hem bireysel hem toplumsal düzeyde eğitim, dünyayı daha anlamlı kılma çabasıdır. Ancak bu süreç, sürekli evrilen ve gelişen bir alan olarak, farklı pedagojik yaklaşımları da beraberinde getiriyor. Eğitim alanındaki güncel gelişmeleri değerlendirirken, pedagogik yaklaşımların nasıl bireyleri dönüştürdüğünü, öğrenme stillerinin bu dönüşümde nasıl rol oynadığını ve teknolojinin eğitimdeki etkilerini tartışacağız. Aynı zamanda…
Yorum BırakÇok Utanmak Anlamına Gelen Deyimi Nedir? Ekonomi Perspektifinden Bir Bakış Her gün karşılaştığımız pek çok deyim ve ifade, aslında toplumun sosyal yapısının, bireylerin psikolojik durumlarının ve ekonominin derinliklerinde gizli olan bir takım dinamiklerin yansımasıdır. “Çok utanmak” anlamına gelen deyimler de, insanın ekonomik yaşamında yaşadığı stres ve baskıların, toplumsal normlar ve bireysel seçimler üzerindeki etkilerini yansıtır. Peki, ekonomik açıdan bakıldığında, “çok utanmak” gibi bir durumu ne anlama gelir? Mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektifinden bu durumu nasıl analiz edebiliriz? Bu yazı, utanç gibi duyguların, ekonomiyle nasıl kesiştiğini incelemeyi amaçlıyor. İnsanlar her gün kararlar alırken, seçimlerinin getirdiği sonuçlardan sadece ekonomik kazanç veya…
Yorum BırakZeval Kelimesi Nasıl Kullanılır? Antropolojik Bir Perspektiften Kültürel Görelilik ve Kimlik Üzerine Bir İnceleme Dünya üzerinde her bir kültür, kendine has bir dil yapısına, ritüellere, sembollere ve değerler sistemine sahiptir. Bir dil, sadece iletişim aracı olmanın ötesinde, o toplumun düşünsel dünyasını, tarihini ve toplumsal yapısını yansıtan bir aynadır. Her kelime, bir anlam taşımanın ötesinde, o kültürün zihinsel haritasını ortaya koyar. Bu yazıda, “zeval” kelimesinin kullanımını bir arka plan olarak alarak, dilin toplumsal yapılar ve kimlikler üzerindeki etkilerini antropolojik bir bakış açısıyla keşfedeceğiz. Zeval, Türkçede genellikle “çöküş,” “yıkılma” veya “düşüş” anlamlarında kullanılsa da, bu kelimenin kültürlerarası kullanım biçimleri ve anlam derinlikleri…
Yorum BırakSicilografi Nedir Tarihte? Eski Yazıların Gizemli Dünyası “Bu Da Ne Cevap?” Geçenlerde arkadaşım Mert’le sohbet ediyordum. Mert her zaman olduğu gibi “Yani sana bir soru sormak istiyorum, bir yazı türü var, sicilografi diye… Ne demek bu?” dedi. Bunu söylediği anda, beynimde bir anda “hadi bakalım, seninle dalga mı geçiyor?” diye düşündüm. Sonuçta Mert’in yaptığı esprili yaklaşımları hep “hadi, bunu bilmemek normal” kıvamındadır. “Eee, hani o nedir ki? Sicilografi falan ne ya?” dedim, gülerek. “Ya şu eski yazıların tarihi falan var ya… Ha, yanlış söyledim belki ama işte…” diye mırıldandı. Bir an ne dedim ben, derken, birden gözümdeki ışık yanmaya başladı.…
Yorum BırakVav Kalın Harf mi? Bir Pedagojik Bakış Herhangi bir dilin en temel yapı taşlarından biri harflerdir. Bir kelimeyi doğru bir şekilde anlamak ve telaffuz etmek, aslında bir dilin öğrenilmesinin temelidir. Ancak dil, sadece mekanik bir bilgi aktarımından ibaret değildir; içinde anlamları, kültürleri ve değerleri barındırır. Türkçede “vav” harfi, bu temel yapı taşı olmanın ötesinde, aynı zamanda dilin inceliklerini, kurallarını ve fonetik yapısını daha derinlemesine anlamamıza yardımcı olur. “Vav kalın harf mi?” sorusu da, dilin yapısını öğrenirken karşımıza çıkan ince ama önemli bir sorudur. Bu yazıda, bu tür dil sorularını pedagojik bir bakış açısıyla inceleyecek ve öğrenme teorileri, öğretim yöntemleri ve…
Yorum Bırak