İçeriğe geç

Azerbaycan laik mi ?

Azerbaycan Laik Mi? Hem De Ne Oldu, Hem De…

Hadi gelin, Azerbaycan’a biraz daha yakından bakalım. Duyduğunuzda aklınıza gelen ilk şey ne? Bence birçoğumuzun kafasında, “Petrol var, ama laiklik?” sorusu bir şekilde yankı yapar. Bunu size izah ediyorum: Azerbaycan laik mi? Hadi, biraz gülerek, biraz ciddiyetle ama bolca kafa karıştırarak bu soruyu inceleyelim.

Azerbaycan: “Laiklik Ne Demek?” Hangi Duygular?

İzmir’deyim ben, yani burası bildiğiniz gibi Türkiye’nin en kafa karıştırıcı ama bir o kadar da keyifli yerlerinden biri. Burada yaşayan biri olarak, sabahları bir çayı içerken aklımda hep bir soru beliriyor: “Laiklik ne kadar mesafeli bir kavram?” Ama durun, mesele Azerbaycan’a gelince işler biraz daha farklı.

Azerbaycan, sözde laik bir ülke, ama tam olarak ne kadar laik? İşte, bu sorunun cevabını bulmak sanıldığı kadar kolay değil. Gidip bir araştırma yapalım, bakalım şunu tam anlamış mıyız? Zaten içerideki iç sesim de hep diyor: “Bunu bir düşün, başka bir perspektiften bak.”

Azerbaycan’da “laik” denince akla, her şeyin devletin dininden bağımsız olması gereken bir sistem geliyor. Ama bir de ne var? Azerbaycan’ın, hem Osmanlı’dan hem de Sovyetler Birliği’nden etkilenmiş bir geçmişi var. Dolayısıyla laiklik de biraz farklı bir anlam taşır. Hani bizdeki gibi her şeye doğrudan dokunulmaz da, biraz daha “gizli gizli” yapılıyor bu işler. Biraz da zor bir denklem gibi. Yani, Azerbaycan’da laikliği sorgulamak, İzmir’de Çeşme’ye gitmek kadar kafa karıştırıcı!

Azerbaycan Laik Mi? Hayır Ama Evet!

Şimdi bir adım daha atalım ve olayın daha derinine inelim. Laik olmak demek, devletin din işlerine karışmaması demek; ama bazen işler öyle bir hal alır ki, dini yasalar ve devlet yasaları arasında ipleri kimin çektiği belli olmaz. Azerbaycan’ı bir örnek üzerinden irdeleyelim:

Bir gün Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gitmiştim. Düşündüm ki, “Buranın sokakları Türkiye’nin sokaklarına benziyor mu?” Hani böyle bir fark var mı? Varmış. Hem de bayağı bir fark var. İnsanlar sokaklarda özgürce yürürken, elinde dini kitaplarla gezenleri de görmek mümkün. Fakat, devletin katı bir şekilde dine müdahale etmediğini görmek insanı şaşırtıyor. Hani deriz ya: “Yine de bir limit koyuyorlar, ama sanki o limit uç bir yerde.” Örneğin, başörtüsü takmak, oruç tutmak, günlük dini ibadetler yapmanın önünde bir engel yok. Ama, devlet de “Din devlet işlerinden ayrı olmalı” diye kesin çizgilerle belirlemiş sınırları.

Bir ara, bir arkadaşım Azerbaycan’da başörtülü bir kadına rastladı. Neyse, o kadar şaşırmış ki, “Burası laik değil mi ya?” demişti. İşte, Azerbaycan’ın laiklikten ne anladığını görmek için bazen sokakta yürüyüp birilerine bakmak yetiyor.

İçimden gelen ses: “Evet, ama işte burada bazen işler karışıyor. Din, sosyal yaşantıyı direk etkilemiyor ama hükümet her an bir adım atabilir gibi gözüküyor.”

Bana sorarsanız: Azerbaycan, laikliğin en karışık halleriyle yaşamaya devam ediyor. Dinle devlet arasındaki ince çizgide dengeyi tutturabilmek kolay iş değil. Ama her şeyden önce şunu unutmayalım, “laik” denince çoğu zaman düşüncemiz şu olur: “Devletin her şeyden uzak, dinden tamamen soyutlanmış olması.” Fakat Azerbaycan için bu doğru değil.

Devlet Dini Düşünmüyor Ama…

Peki, dinin devletin içinde nasıl bir yeri var? Pek çok insan, Azerbaycan’ın laik olmadığını iddia edebilir. Ama gerçek şu ki, bu ülkede din, halkın büyük bir kısmının günlük yaşamında önemli bir yer tutuyor. Hani, camiye gitmek, oruç tutmak, bir kurban bayramı geçirmek, gibi birçok dini ritüel bu toplumda hala yoğun bir şekilde yapılmakta.

Ama bu noktada ciddi bir ikilem var: Dini inançları güçlü olan bir toplumda, devletin tam anlamıyla laik olması beklenebilir mi? Ya da tam tersi, bir devletin dinle karışmaması, toplumun kültürünü nasıl etkiler? Azerbaycan’daki sosyal yapıyı anlamak, tıpkı İzmir’de “Kordon’a gitmek” kadar karışık bir iş.

Bir diyalog sahnesi:

Ben: “Azerbaycan laik mi diye soruyorlar, ama bak, sosyal yaşamda dinin etkisi çok bariz.”

Arkadaşım: “Evet, ama bu, devletin direkt müdahale etmemesi demek. Yoksa bak, camiye gittiğinde ayakta su içen yok!”

Ben: “İçinde bir sıkıntı var, ama sanki devlette o kadar da belirgin değil gibi. En azından devletin ‘Laik değiliz’ diye bağırmaması lazım.”

İşte bu, Azerbaycan’daki laiklik konusunda kafaları karıştıran meselelerden biri. Devletin dini işlerle ne kadar mesafeli olduğunu söylemek, aslında her açıdan çok kolay değil.

Azerbaycan’da Laikliği Kendi Bağlamında Düşünmek

Gerçekten, Azerbaycan’da laiklik tam olarak anlamıyla var mı, yok mu? Biraz kafa karıştırıcı, çünkü her şeyin bir zıddı da var. Burada laiklik, sadece şeriatla devletin kesin ayrılmasından daha karmaşık bir şey. Azerbaycan’da devlet dinin etkisine karşı tamamen pasif değil. Ama “devletin işlerine karışma” yaklaşımı da bir yandan geçerli. Kısacası, Azerbaycan’ı anlamak bir nevi… asla düz bir çizgide ilerlemiyor.

Düşünsenize, her gün yaptığınız bir şeyi bir başkası farklı yorumluyor. Azerbaycan’ı bu şekilde anlamak işte bu kadar zor. Bir yanda dinin önemli olduğu, diğer yanda devletin dinle karışmaması gerektiği düşüncesi birbiriyle kesişiyor. Hangi tarafta olduğumuzu bilmek, adeta bir futbolda ofsayta takılmak gibi.

Sonuç: Azerbaycan Laik Değil Ama Laik Olmaya Çalışıyor

Azerbaycan’daki laiklik meselesi, kararsız bir genç gibi. Bir yanda çok özgür, diğer yanda dini değerlere ve geleneklere bağlı kalmak isteyen bir toplum var. Devlet, laikliği benimsemiş gibi görünse de, sosyal yaşantıda dinin büyük bir etkisi hala hissediliyor. Sonuçta, Azerbaycan laik olmak için çaba gösteriyor, ama bazen işler tam da istediği gibi gitmiyor.

Bence önemli olan şey şu: Bir ülkede laiklik, bazen sadece yasaların kâğıt üzerinde olmasından daha fazlasıdır. Öyleyse Azerbaycan laik mi sorusunun cevabını biraz da bu şekilde düşünmeliyiz. O kadar da basit değil!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbet bahis sitesi