El İçin Hangi Bölüme Gidilir? Kayseri’de Bir Yola Çıkış Hikayesi
Kayseri’nin sert rüzgarları, akşamları insanların içini ürpertse de, o soğuk havada bile kalbimde sıcak bir şeyler hissediyorum. Yine el yazısıyla yazdığım günlüğümün sayfaları önümde, ne yazacağımı düşünürken birden zihnimde yankılanan bir soru ortaya çıktı: El için hangi bölüme gidilir?
Bu basit ama bir o kadar da kaygı verici soru, benim için kısa bir zaman diliminde, içsel bir yolculuğa dönüşmüştü. Gündelik hayatın içinde, ne zaman bir sorun olsa, kendimi hemen hastaneye gitmek zorunda hissederim. Ama elimi nasıl hissettiğimi anlatmak, bir doktora, hemşireye veya hastane bölümüne nasıl ifade edeceğimi bulmak, sanırım hiç kolay olmadı. Kayseri’nin sokaklarında yürürken, ellerim birbirine sarılı, o an içinde kaybolduğum duyguları kağıda dökmeye karar verdim.
Elimle Yapmak Zorunda Olduğum Bir Yolculuk
Daha önce hiç hissetmediğim kadar bir acı vardı, sanki bir yerlerim tamamen uyuşmuş, diğer yandan aşırı hassaslaşmış gibiydi. Kayseri’nin merkezine doğru yürürken, biraz daha yalnız kalmak istedim. İhtiyacım olan şey, sadece içsel bir huzurdu. İşte o zaman, birden aklıma geldi: El için hangi bölüme gidilir? Bu, sıradan bir soru değildi. Aniden kafama dank etti; bir insanın yalnızca bedenindeki bir parçası için değil, duygusal olarak da yolda olduğum hissiyatı beni rahatlatacak bir yön vardı.
Hikâyem, o an başladı.
Bir İlk Yardım Binasının Kapısına Adım Atmak
Hemen hastaneye gitmem gerektiğini düşündüm. Elimi doğru şekilde iyileştirmek için, sadece fiziksel bir müdahale değil, ruhsal bir rahatlama da gerekiyordu. Bu yüzden Kayseri’nin en büyük hastanesinin kapısını açtım ve elimi nehir gibi saran o korkuyu hissetmeye başladım. Ne yapacağımı bilmiyordum. Acaba hangi bölüme gitmeliyim?
İçeri girdiğimde, o kadar çok insan vardı ki, bir an kendimi kaybolmuş gibi hissettim. Kafamda bir yığın soru vardı; acaba ortada gerçekten bir sorun var mıydı? Elimi ne zaman hissetmeye başladım? Ne zaman bu kadar değerli olduğunu fark ettim? Sağlık, duygusal hallerim, ellerim… Ve sonra birden, o kadar derin bir hayal kırıklığına kapıldım ki, neden bu kadar korkuyorum diye düşündüm. Hani bazen bir şeyin gerçekten önemli olduğunu anlaman, ona zarar vermeye başladığında gelir ya, işte tam o an gibi bir şeydi.
Bir Anlık Umut ve Hayal Kırıklığı
Kayseri’nin hastanesinde, acil servis bölümüne adım attım. Hemşirelerin güler yüzüyle karşılandım, ama o an elimi daha çok hissetmek, ona odaklanmak istedim. İçimde bir umut vardı. Belki de bu sadece geçici bir şeydi, belki de bir elin ne kadar değerli olduğunu anlamak, bana her şeyin kıymetini gösterecekti. Doktorun beni muayene ettiği anda, hayatımın en karışık anlarından birini yaşadım. Elim, bu kadar anlamlıydı, ama gerçekten ne kadarını hissettirdiğini tam bilemiyordum.
Açıkçası, bir yandan rahatlamıştım, çünkü doktor “fiziksel bir sorun yok” dedi. Ama ruhumun derinliklerinde bir eksiklik vardı. Bir şeylerin eksik olduğunu hissetmek, insanın içini saran en zor hislerden biri, değil mi?
Doktorun Söylediği: Ruhsal Yaraların Tedavi Edilmesi
“Bazı yaralar sadece fiziksel değil, içsel olabiliyor,” dedi doktor. O an her şey bir anda daha anlamlı hale geldi. Elimi iyileştirmekten çok daha fazlasına ihtiyacım vardı. İçsel yaralarımı sarmam gerekiyordu. Gözlerim yaşardı, ama bunu dışarıya yansıtmadım. Çünkü bazen, acıyı başkalarına gösterdiğinde, daha çok güçleniyorsun. Ama ben, o an, elime dokunan acıyı gerçekten hissetmek istedim. Gözlerim, hayatımın o anında bambaşka bir yerdeydi.
Hastaneden çıktığımda, o soru hâlâ kafamda çınlıyordu: El için hangi bölüme gidilir? Ve aslında cevabı bulmuştum. Kendi içimde bir bölüme, bir geçişe, bir yer değiştirmeye gitmek gerekirdi. Ruhumu sarmak, hislerimi anlamak ve bu süreci kabul etmek… Belki de bu gerçek tedaviye giden yoldu.
Sonuç: Elimi Hissetmek İçin Bir Yola Çıkmak
O günden sonra, ellerimi bir kez daha fark ettim. Elimi tutan, bana hayatımı hatırlatan her şeyin kıymetini daha çok bilerek yaşadım. Kayseri’nin soğuk akşamlarında, o hastanede geçirdiğim zaman, aslında sadece bedenimi değil, içsel yolculuğumu da iyileştiren bir süreçti. Elimi ne zaman bir acı sarsa, hatırlayacağım: Gerçek tedavi, yalnızca fiziksel değil, ruhsal bir yolculukla gelir.
Ve belki de bu yazıyı okuyan sen de elini daha çok hissedebilirsin, çünkü hayatımızdaki her şey, duygularımızla şekillenir.